herseye ve herkese dair birtakım yazılar...

Ağlamak yerine çözüm istiyorum

Kategori: politik

Dost Hrant Dink'in Agos gazetesinin ilk sayısında "Kültürel Çeşitlilik ve Hoşgörü" başlığıyla bir yazım yayınlanmıştı:

"Ağaca bakar-görmez ağacı-kendini görür

Yola bakar-görmez yolu-kendini görür

Ve aynaya bakar-görmez kendini-

-Selam verir"

Ermeni şair Zahrad, şiirinde kendimizden başka bir şey görmemenin başkalarını görmemizi engellediğini şiire döker."

Türkiye'de herkesin sorumlu olduğunu söyleyenlere bakılırsa ülkenin kafası iyice karışık. Sorumlu olan medya, aydın ve de elinde güç olup da bunu toplum lehine kullanmayanlar. Hrant Dink ne yazmıştı:

"İtiraf etmeliyim ki ülkemdeki 'adalet sistemi'ne ve 'hukuk' kavramına güvenim fazlasıyla sarsılmıştı. Demek ki, bu ülkenin yargısı birçok devlet adamının ve siyasetçinin de dile getirmekten çekinmediği gibi bağımsız değil. Yargı yurttaşı değil, devleti koruyordu.

Nitekim şundan bütünüyle emindim ki, hakkımda verilen kararda da her ne kadar millet adına deniyor olsa da, şu çok açık ki millet adına değil, devlet adına verilmiş bir karardı bu. Dolayısıyla, avukatlarım Yargıtay'a başvuracaklardı, ama bana haddimi bildirmeye karar vermiş derin güçlerin orada da etkili olmayacaklarının garantisi neydi?" Evet, ben de bunun altına bütün kanımla imza atarım. Çünkü bu acıyı aynen yaşadım. "Haddimi bildirmek" için yalan yanlış yazan, iftira atan medyayı, yazarları, aydın geçinenleri, ilgisiz duranları, yetkili kurumlarda ilgisizleri, siyasallaşmış davaları ve hazır bulunanları ben de gördüğümden Hrant'la iyi anlaşırdık. İkimiz de "haddimiz bildirilmesin", "özgür ifade hakkımız olsun" ve de "bağımsız yargı ve adaletten yararlanma" istemiştik. Birilerinin hoşuna gitmiyor diye ellerinde güç olanlar vuruyor. İkiyüzlü arkadan ağlama krizleri asla çözüm olmuyor hayatımıza. Yani ister Ermeni olalım, ister Türk veya Müslüman, Ortodoks ya da Yahudi fark etmiyor. Doğu'da ya da Batı'da oturalım yine fark etmiyor. Hepimiz haksızlığa uğradık ve uğruyoruz. Yıllarca süren mahkemelere katlananlar var, parası olup dava açabilenler var ya da Allah'ından bulsun deyip bırakanlar. Ama hepimiz adalet denilen güzel kadının elinden bir tokat yedik. Günlük hayatımızda, askerde, mahkemede, işyerinde haksızlığa uğradık. Adalet aradık. Çok ileri gidersek bize "haddimizi bildirecek" birilerine tosladık. Ya kadın olduğumuz için aşağılandık ya Ermeni ne fark eder? Ben adalet istiyorum. Bunu istemeden "hepimiz suçluyuz" diye terane satanları dinlemiyorum. Tam bağımsız yargı reformu için siyasiler ne yaptı? Hükümet beş yılda ne yaptı? Medya ne yaptı? Hangi baskıyı uyguladı? Hangi kampanyayı açtı?

Türk milleti suçlu değil. Millet adalet istiyor, bekliyor. Kim verecek? Kim yıllardır temsil adaletini engelliyor? Milliyetçi Türkler mi? Neden partiler yanaşmıyor temsil adaletinin uygulanmasına? Neden yasaları değiştirmiyorlar? Oy için yaş sınırını hemen indirenler neden seçim barajını indirmiyor? Daha mı zor? Onunla aynı fikirde olmamız gerekmezdi. Adalet arayan Hrant Dink'e adalet veremedik. Çünkü hep çifte standartta davranıyor çevremiz ve herkes susuyor. Bu bıçak benim kalbime çok saplandı. Nefret kültürü yerleşmesine, yeşermesine su taşıyan medya 28 Şubat'ta yazdıklarını unuttu mu? Herkes kendine çekidüzen vermeden "hepimiz suçluyuz" nakaratına karnımız tok. Sen suçlusun! Bir kez bari ağaca bak ağacı gör! Aynaya bak ve kendini gör. Beni bırak...

93'te Mevlüde ana Solingen'de iki kızını, iki torununu ve kız kardeşinin kızını ırkçıların yaktığı evinde kaybetti. Hiçbir yere Alman halkını suçlayan beyanat vermediğinden cumhurbaşkanı ödül verdi. Posta kutularına aylarca 'sizi yakacağız' kâğıtları atıldığında kimse onları korumaya almayı düşünmedi. Yakıldılar. Sonra verilen evde bütün güvenlik önlemleri, kameralar tamdı gittiğimde. Kızgın, öfkeli konuşmamasının nedeni? Dedi ki; "Biz buraya insan geldik insanlığımızı gösterelim".

Hükümet duyarlıysa Ermenistan'a kapı açsın hiçbir koşul olmadan ve adını Hrant Dink koysun. Medya duyarlıysa Seçim Yasası değişsin ve de baraj insin diye yayın yapsın başarıncaya kadar. Aydın duyarlıysa yargı reformu için baskı yapsın. Tarafsız olsun. Sen duyarlıysan vatandaş, hakkını aramaktan vazgeçme ve hesap sor herkesten. Toprağın bol olsun Hrant.

23/01/2007

Nevval Sevindi-Zaman

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

13:40 - 24/1/2007 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım

Pardus... Özgürlük İçin... Son Yazılar
- An İtibariyle Türkiye'nin Uluslararası Pozisyonu
- Kalben sanıyorum...
- Ve Geldi Yaz...
- Moskova ve Pekin mi Türkmenistan'ı Kuvveytleştirecek'?
- Demokratikleşme Süreci ve Güvenlik Stratejilerimiz.
- Statüko Neden Var?
- Ağlamak yerine çözüm istiyorum
- Yağmurla akmak ahmaklığa...
- Türkiye'nin Sorunu..
- Kültürsüzleş(tiri)len Toplum