herseye ve herkese dair birtakım yazılar...

Kültürsüzleş(tiri)len Toplum

Kategori: politik

Uzun bir süredir bu sayfadan; lutfedip ziyaretçim olan arkadaşlara ulaşmak maksadıyla çoğu kez türlü gevezeliklerle baş ağrıtıyorum farkındayım. Ve yine uzun süredir fıkralarımın başlıklarında da 'toplum' sözcüğünün bolca geçtiğinin de farkına varmış durumdayım. Bu bir tekrar düşmek midir bilemeyeceğim ama bunun bir 'toplum analistliği' iddiası olarak algılanmasını istemem. Belki sorunum toplumlar ve açmazlarıyladır bilemiyorum. Bir bilinçaltı meselesi de olabilir.

  Sürekli sorduğum bir sorudur kendime: Toplum olarak neden bu denli kültürsüz ve okur-yazarsız olduğumuzu ve kaldığımızı... Aslında sözlü ve ananevi bir kültürümüz söz konusu olsa da; Modern normlar göz önüne alındığında tam bir 3.Dünya ülkesi durumundayız maalesef. Aslında son dönemlerdeki yapısal reformlar; eğitim ve kültür de ufak bir sıçrayışa sebep olmuş gibi görünse de,

bu Türkiye gibi bir ülke için 'devede kulak' kalır.

 Her zamanki gibi bir zamana yolculuğa çıkmak fena olmaz galiba. O dönemdeki Türkiye'nin; bu zamana nazaran daha despotik-bürokratik bir devlet yapısına sahip olduğu; sivil siyaset ve bireyci anlayışın hengamesinin bile okunmadığı o yıllar... Cuntalar,fişlemeler,sürgünler,postmodern denilen-ihtilal kokan- darbeler,baskılar,sivil siyasetin maruz bırakıldığı utandıran manzaralar vs...

 Neticede; örneğin darbeleri ele alacak olursak; bu girişimler bu ülkeye ve değerleri denilebilecek kişilere zararı fazlacadır. Aslında beni düşündüren ve ürküten hadise şu: Bu ülkede yıllarca ve halihazırda -düşünce suçu- denen bir kavramın ve cezasının mevcudiyeti... Düşünme eyleminin suç olarak algılanması zaten akla aykırı bir mevzudur aslında. Yani eli kalem tutan,ders veren,belirli bir birikim sahibi olan ve bunu toplumla paylaşma arzusunda olan insanların maddi-manevi baskılarla sindirilemeye çalışılması durumu...

Akla hemen şu geliyor; -yönetenler, yönetilenlerin düşünmesini istemiyor mu?  -Halkın aydınlanması; ülkeyi yöneten idarecilerin başlıca görevlerinden değil mi? -Cahil bırakılan bu halktan, yakınmak hangimizin hakkı?

Aslında insanlık tarihinde inandığı doğruları dile getiren ve savunmak hep cesaretle anılır olmuştur. Çünkü egemen erkler ve statüko; her daim bu fikirleri ezme ve sindirme yolunu seçmiştir. Üzücü olan bu baskıların, bu çağda Modern devletlere nazaran bizde daha fazla ve belirgin olmasıdır. Biz eğitmediğimiz,okula göndermediğimiz, 'sistematik düşünce pratiğini' benimsetemediğimiz bir toplumdan ne bekleyebiliriz soruyorum size. Sonradan bu eğitimsiz; her söylenene bel bağlayan ve kolayca kanabilen bu insanlara veryansın ediyoruz öyle mi? Bence buna hakkımız yok!

 Bugün dahi bir kültür ve demokrasi toplumu meydana getirme noktasında etkin görevler üstlenen akademisyenler,yazarlar; fikirleri dolayısıyla baskı altındalar ve yargılanabiliyorlar. Fikirlerine katılırız,katılmayız ama sırf bizim ya da 'resmi erk'in görüşlerini paylaşmıyorlar diye onları cezalandırmaya yeltenmek; onlara bir şey kaybettirmez, kaybeden ülkemiz olur zannımca.

 Demokrasi; farklılıkların ve farklıların birbirine saygı içinde ve bir bütün içinde barınması ve düşüncelerin hürce dile getirebilmesidir bence. Okudunuz mu bilmiyorum 'Dünya'nın en iyi üniversiteleri sıralamasında Türkiye üniversiteleri ilk 500'e bile giremedi'. Şimdi buna gülmeli mi ağlamalı mıyız?

 Bence gülmeliyiz çünkü bu komedyada hepimizin dolaylı da olsa payı ve sorumluluğu var. Toplumca kültürel ve sosyal anlamda nerede olduğumuzu görmek isteyenler 'Toplumsal Olgular ve Ekonomi Altyapılı Sebepleri' adlı fıkramı okuyabilirler. Yazıyı sıkıcı bulanlara da arama motorlarından ya da başka kaynaklardan araştırma yapmalarını önerebilirim.

 Peki neler yapılabilir daha başka?

 Haddimi aşarak şunları söyleyebilirim; çok çalışmalı,çok okumalı; okutmalı ve yönetileni yöneteni toplum olarak bir kültür toplumu olabilmek için üzerimize düşeni elimizden geldiğince yapmalıyız.

 Yapmazsak ne mi olur? Hiiç!

 -Dün neler yaşandıysa; yarın da aynıları isim ve mekan değiştirerek-belki değişmeden bile- tekerrür edebilir.

         Sevgilerimle.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

21:27 - 17/12/2006 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım

Pardus... Özgürlük İçin... Son Yazılar
- An İtibariyle Türkiye'nin Uluslararası Pozisyonu
- Kalben sanıyorum...
- Ve Geldi Yaz...
- Moskova ve Pekin mi Türkmenistan'ı Kuvveytleştirecek'?
- Demokratikleşme Süreci ve Güvenlik Stratejilerimiz.
- Statüko Neden Var?
- Ağlamak yerine çözüm istiyorum
- Yağmurla akmak ahmaklığa...
- Türkiye'nin Sorunu..
- Kültürsüzleş(tiri)len Toplum